| | Üretsiz Blog oluştur

ergenekon

 

yasar nuri ozturk

sembolizmi çözmüş, aydınlık yüzlü. sevilen nadir din adamlarindan. severek takip ediyoruz. görüslerinden bazilari su sekildedir, sembolizm dolu kuran yorumlaridir özünde..



1- ebrehe'nin ordusunu helak eden siccin taşları, veba mikroplarıdır. (s. 45)

2- mirac ruhani bir olaydır. (s. 58)

3- ayın ikiye ayrılma mucizesi, fiili değildir. resulullah, böyle görüntü meydana getirdi. (s. 90)

4- kur'anda kadere iman diye bir şey yoktur. (s. 93,95)

5- davud peygamber günah işlemiştir. peygamberler günahtan beri değildir. (s. 101)

6- kur'anı anlamadan okumak hatim sayılmaz. (s. 102)

7- yolculukta bakımsız mescitlerde namaz kılmamalı, namazları cem etmelidir. (s. 104)

8- cennette allah görülmeyecektir. (s. 108)

9- hazret-i peygamber, ümmî değildi. (s. 110,334)

(hadisleri inkar ettiği için, kur'anı ve hadisleri sahabiler yazdığı için! böyle diyor, yoksa davasının batıl olduğu ortaya çıkar!)

10- cihazdan dinlemekle hatim olur. (s. 117)

11- ölüler için kur'an okunmaz. (s. 118-317)

12- camilerdeki muhammed v.s.nin ismi yazılı tablolar tevhid inancına ters düşer. (s. 120)

13- resulullah, tek bir hadisin bile yazılmasına izin vermemiştir. (s. 127)

14- hazret-i ibrahimin babası putperest idi. (s. 55)

15- kur'anın hiçbir âyeti nesh edilmemiştir. (s. 157)

16- islamiyette tenasüh (reenkarnasyon) vardır. (s. 161,249,257,283,312,320)

17- kur'ana abdestsiz, gusülsüz el sürülür ve okunur. (s. 162,163,288)

18- hazret-i musa, günah işlemiştir. bir kıbtiyi öldürmüştür. (s. 165)

19- namazda her millet kendi lisanı ile okuyabilir. (s. 295)

20- allaha ve ahirete inanan ve barışa yönelik hizmetler sergileyen herkes, ister yahudi, ister hıristiyan olsun cennete girecektir. (s. 367,493,511)

21- namaz kılarken kıbleye yönelme şartı yoktur. (s. 580)

22- mezhebi dörtte sınırlamak, islama yapılabilecek en büyük kötülüktür. (s. 399)

23- oruç kefareti diye bir şey yoktur. (s. 415)

24- dinden dönen, mürted olan öldürülmez. (s. 424)

25- müslüman kadın, kitap ehli kâfirlerle evlenebilir. (s. 425)

26- kadın hayz halinde, namaz kılar, oruç tutar, kur'an okur, tavaf eder. (s. 429)27- şahitlikte iki kadının bir erkeğe eşitliği yanlıştır. (s. 453,452)

28- kadınlara da cuma namazı farzdır. cuma namazı iki rekattır, diğerleri bid'attir. (s. 515)

29- eskiden, köle kadınlardan ayırt edilmesi için, hür kadınlar örtünürdü. bugün için böyle bir şeye ihtiyaç olmadığı için, kadınların örtünmesi farz değildir. (s. 529, 615)
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:46
Yorumlar :0
 
 
 
 

21 ekim 2007 anayasa degisikligi referandumu

dönüm noktası degeri tasıyan referandumdur. anayasal degişiklik için halk ne diyor sorusunun cevabını alenileştirme çalışmasıdır.

halkın cumhurbaskanı secebilmesi icin gerekli olan bilincli vatandas sayısı az.. *. gundemi takip eden insan sayısı az (!) *. cumhurbaskanlıgının yetkilerinin sınırlandırılması ve basbakanın yetkilerinin genisletilmesi turk toplumu icin cumhuriyet konusunda tehlike yaratabilme potansiyeli tasıyordur. yerel yonetimlerin yetkilerinin son donemde genisletilmesi gibi idareyi mahalli idarelerde yogunlastırma fikri uzantısı olan ve baskanlık sistemine zemin hazırlayan kanımca milletçe hazır olmadıgımız yenilikler iceren bir taslak.

baskanlık sistemi, diktatorluk maşası güdümlü oldugundan tehlikelidir. dunya ornekleriyle doludur da..*

yapılan duzenlemelere yahut mevcut hukumete inat olsun diye degil, ülkesini seven bunun yanında toplum yapısını bilen biri olarak kesinlikle;

hayır diyecegimdir.

nedenlerine gelince;

ayse teyze kocasına soracak : ''bey reyimi evet mi hayır mı kullanayım'' diye.. *

ayse kocasına sorarken fatma kocasının zoruyla yapacak tercihini..

18 yaslarında yurdum tikicanı clubber dımtıslarından uyusmus beyniyle karar verecek..

ve oy kullanmaya gideceklerin yarısı bile taslagı okumadan oy kullanacak..

halkın, cumhurbaskanını secmesi icin daha cok zaman lazım.. yoksa kömürünü verdi diye 5 cocuklu aysel kadın vicdani bir borc olarak görup cumhurbaskanı icin oy kullanır, 8 cocuklu hilmi amca issiz ogullarindan birine is bulma dusuncesiyle hareket eder.. tabi taslagı okumazlar bile.. anayasa kitapcıgını ömründe okumamıstır da, üc metre yakınında bulunmamıstır hatta. ilgisi yok cunku, bilgisi de tabi.

egitim seviyemiz, kitap okuma oranımız ve en onemlisi soran, sorgulayan insan sayımız cogalmalı ki halk cumhurbaskanını secsin.

harakiriler turk milletinin revası olmamalı, düşünürken herkesin sizin bizim yahut onlarin gibi olmadıgını hesaba katarak düsünmek gerekir, üstünlük yahut küçük görme olarak da nitelendirilmemeli bu durum, yakın siyasi tarih ilgisini cekmemiş, dış borcumuz ne kadar, bilmeyen ve en onemlisi de turkiye nin gelecegine ilgi duymayan insanlarin gelecekle ilgili karar vermesi..

ilgiyi nasıl anlayabiliriz ki ilgi ölçer mi var (!).. evet var. * mesela once ülkesini seven insan ne yapar sorusunu cevaplamak lazım. sonra bunları ne kadar kişi yapmıs diye istatiksel bilgilere bakmak tabi.

ulkesini seven insan ilk once egitimi icin mucadele verir.
*
herkes universite okumak zorunda degil tabi, imkanlar kısıtlı.. gerek maddi gerek manevi * .. ama ülkesinin kalkınması icin universite de sart degil. lise de olabilir. ama egitim birinci bakılması gereken kriter.

sonrasında kadınlara bakmamız gerekir. ne kadar özgürler? ne kadar egitimliler ve ne kadar söz sahibiler..

bir kadın, 5 cocuk büyütürse o kadın 6 vatandasa denk gelir. (5+1=6 *) işte bunun icin bir kadının bu özelliklerden yoksun olması demek ortalama bir hesapla bilincsiz olma ihtimali yuksek olan 6 oy demek. ***


(bkz: toplumu egitmek)

(bkz: kadını egitmek)

bu iki sorun turkiye de görmezden gelinemezdir, bilinc duzeyi analitik düsünme kabiliyeti.. uzar gider..

kaç kişinin evinde anayasa kitapcıgı var acaba?

kaç aile icinde haberleri baba kişisinden baskalari da izliyor acaba ?

evet demekle cumhurbaskanı yeniden secilecek evet diyelim de tekrardan secilsin seklinde dusuncelere sebeb olmasını hayretle izliyorumdur, cunku eski anayasa hukucularından, baro baskanlarından gelen yorumlar tam tersini hatta daha cok muamma bir durumun oldugunu soylemekteler. söyle ki;

--- alıntı ---

evet sandıktan ciktigi zaman cumhurbaskanı yeniden secilecek diyemiyorum cunku bu karısık ve neticelendirilmesi icin ugras gereken bir konu. yeniden de secilebilir evet cıktıgı taktirde yahut secilmeyedebilir.--- /alıntı ---

kaynak: izmir baro baskanı nevzat erdemir, manisa mebusu sahin mengu (avukat) *

vatandas, sade vergi vermekle degil oy kullanmakla en büyük görevini yerine getiren vatan topragı ortagıdır. vatan kıymetli oldugundan, yasam alanlarımız degerli oldugundan cok iyi dusunup karar verilmesi gereken görevlerdendir, katılımcı olmayı gerektirir, bilincli olmayı gerektirir..

son olarak, yasama yargının önune gecemez, ve yasama kararları bilinc, bilgi ve analiz gücü gerektirir.

not: yasama yurutme yargı bunlarin anlamlarini bilmeyenler oy kullanmasa keske.. keske mulakat yapsalar oy kullananlara..
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:43
Yorumlar :0
 
 
 
 

mustafa kemal öldürüldü mü ?

ölümü hakkinda hasan demir in ciddi varsayimlari vardir,



--- alıntı ---

mason dernekleri atatürk tarafından kapatıldktan sonra; mason biraderler, dernek sanki kapatılmamış ve atatürk ile aralarında hiç bir ihtilaf yokmuş gibi vaziyet aldılar imkan buldukça onun her hareketini alkışladılar ve zamanla onun etrafında bir çember oluşturdular ki, sarı lider, kendiliğinden bu çemberin içine girip hayatını bize (masonlara) teslim ettti.(*)

dostlarımız (mason biraderler), atatürk 'ün ölümünün ani oluşunu tehlikeli gördüklerinden; 1937 yılı ortalarında, ismini açıklayamaycağım bir doktor bazı şöhretlere dayanarak atatürk'e ilk darbeyi sinir organları zaafa düşürmek suretiyle indirdi. böylelekle gösterdiği tedavi usulü atatürk'ün sinir organlarını felce uğrattı. atatürk'te, zaman zaman burun kanamaları, baş dönmeleri, istifralar, karşısındaki arkadaşını tanımamazlıklar kendini göstermeye başladı.

onun pek elim bir vaziyette olduğunu, beşinci kolumuzun ajanları gizliden gizliye yaymaya ve hastalığının öldürücü olduğunu efkarı umumiyeye duyurmak, milli hislerde zaaf hasıl etmeye çalıştılar. atatürk'ün hastalığı efkarı umumiyede şüyu bulunc, vazifemizin birinci faslı muvaffak olmuştu.

(*) ve böylece hastalığında, farmason almayan, milliyetçi hiç bir doktoru yanına yanaştırmayıp bütün farmason tabibleri yahudi doktor ev tâ fransa'dan getirilen üstadı azam hastanın etrafını muhasara etti ve...

mahiye morgül



16.10.2005

hafta sonu ceyhan mumcu' yu dinledim. konu ab'nin kemalizme bakisiydi. konusmasina attila ilhan' i anarak basladı. onun aydinlanma etkinliklerine editörlük yaptigindan söz etti. "parola vatan, isareti namus" sözünü yeniden gündeme getirisini anlatti. bu söz izmir' de sehitlik anitinin tasinda arapça harflerle yazilmis biz sözdü. attila ilhan o yazinin tozlarini parmaklariyla silmis, yeniden gündeme tasimisti. konusmasinin sonunda sorular-yanitlar bölümüne geçildi. ceyhan mumcu' ya attila ilhan'in bir dergide yayinlanan kendisiyle yapilan röportajda "atatürk' ün nasil öldügü arastirilmalidir" dedigini animsattim.

"bu sözünü onun vasiyeti kabul etmek gerekir. sizin bu konuda bir bilginiz var mi?" diye sordum. aldigim yaniti okurlarimla paylasmak istiyorum:
bir deniz tabip albayin bu konuda yaptigi doktora tezi vardir. orada atatürk' e yanlis tedavi uygulandigi anlatilmaktadir. atatürk sanildigi gibi siroz hastasi degildi. atatürk' e sitma tedavisi yapilmis, asiri "kinin" yüklenmis ve karacigeri bu yüzden iflas etmis, siroza dönüsmüstü. tedaviyi yapan doktor mason locasi üstadi azamlarindan doktor mim kemal' dir. durumu iyice fenalastiktan sonra celâl bayar' in israri ile disaridan bir doktor getirilir. yanlis tedavi yapildigini, karaciğerinin bu yüzden iflas ettigini rapor eden bu yabanci doktordur. istirahat için 2 ay kadar kaldigi savarona' da nemli sicaktan durumu daha da kötülesmis, son günlerinde dolmabahçe sarayina götürülmüstü.

peki, nasil oldu da sirozdan öldügü açiklandi ve bütün yazili kaynaklara da böyle girdi?

büyük millet meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi.
mason localari 1935' de kapatilmasina ragmen mecliste hala mason milletvekilleri vardi.

"efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldügünü duyuralim" denir ve kabul edilir.

arkasindan yesilay icad edilir, tarih kitaplarina da böyle girer.
ceyhan mumcu' dan bunlari duyduktan sonra ne yapmam gerekir diye düsündüm. ilk isim bu bilgiyi okurlarimla paylasmak. simdi bu bilgiler elimizde ve biz çocuklarimizi terbiye edecegiz diye, yüce önderimiz hakkindaki bu yalanla o' nu halkimizin gözünde küçültmeye devam edecek miyiz?
okul kitaplarindan atatürk'ü çikartmak için elinden geleni yapan ab, bu düzeltmeyi yapmamiza izin verir mi? demek ki kendi kitaplarimizi kendimiz yazmak zorundayiz.

en çok satilmakta olan "su çilgin türkler" kitabi belli ki bir boslugu dolduruyor. demek ki, halkimiz
siddetle kendi tarihiyle ilgili dogru bilgilere ulasma ihtiyaci duyuyor.
neyse ki türk ulusu atatürk'ünü hâlâ çok seviyor, hiçbir yalan o'nu gözden düsüremiyor!

33 dereceli mason''un itirafı, "atatürk''ü silahla ortadan..........


yıl 1948, ağustosun 1''i.

yunan komünist halk cumhuriyeti (eld)''nin "laiki foni" yani "halkın sesi"
isimli gazetesinin 685''inci nüshasında, bulgar yahudilerinden 33 dereceli
farmason avram beneraoysan şunları yazar:

" mefkûremizi imha edici darbe vuranların akıbeti, feci şartlar altında
ölümdür!.."

33 dereceli komünist mason hangi darbeden bahsetmektedir ve
"akıbeti feci şartlar altında ölüm" olan kimdir?

bırakalım onu da kendi söylesin:

"(..) mustafa kemal atatürk, 10.10.1935 tarihinde ankara''da çankaya
köşkünde doktor mim kemal öke''ye hitaben, ''mason cemiyetinin faaliyetini
inkılaplarıma muarız gördüğüm için kapatılmasını elzem gördüm. bu dakikadan
itibaren bu cemiyeti ölmüş biliniz. ve bir daha diriltmeğe teşebbüs
etmeyiniz'' demişti..


o zannetti ki; bütün muhalif ve muarızlarını tasfiye ve bertaraf ettiği gibi
masonları da tasfiyeye tabi tutmaya muvaffak olacaktır.

fakat asla!

türkiye''deki mason cemiyetinin kemal atatürk tarafından kapatılarak
faaliyetinin durdurulduğunu moskova''da tarihi bir yerde yoldaşlar arasında
yapılan bir toplantıda işittiğim zaman, beynimden okla vurulmuş gibi
sersemledim. heyecandan şaşırmış bir halde, oradakilere şaşkınlık içinde
haykırdım:

''- o sarı lider ortadan suret-i katiyetle kaldırılacaktır!''

işte böyle.. 1948 yılı ağustos ayının 1''inde yunan komünist halk
cumhuriyeti örgütünün yayın organı "laiki foni"nin 685 sayılı nüshasında ege
ve balkanların kıdemli komünistlerinden 33 derece mason bulgar yahudi avram
benaroyas''ın itirafları.

bu itiraflar general cevat rifat atilhan tarafından çevrilmiş,, "atatürk''ün
ölümündeki sır perdesi" alt başlığı ile gazeteci ogün deli tarafından kaleme
alınan "agoni" isimli derlemeye de alınmıştır.

biz oradan aktarıyoruz.

evet, atatürk türkiye''deki mason derneklerini, "kökü dışarıda yahudi
uşakları" diyerek kapatıyor ve dünya masonları bunun üzerine moskova''da
gerçekleştirdikleri bir toplantıda, "o sarı lider suret-i katiyetle ortadan
kaldırılacaktır!" kararı alıyorlar.

sonrasını zamanın kıdemli komünistlerinden 33 dereceli mason avram
benaroyas''ın kaleminden okumaya devam edelim:

"- atatürk''ün âni bir dönüşle mason cemiyetini kapatması bizi pek derin bir
düşünceye sevk etmişti. ilk anlarda kemal atatürk ''ü silahla ortadan
kaldırmayı düşündük. çünkü o, felsefemizin türkiye''de yerleşme imkânlarını
ortadan kaldırmıştı. bu sebeple kendisinin de ortadan kaldırılması son
derece elzemdi."

localarını kapattığı için atatürk''ü "ortadan kaldırma" kararı alan
mason-komünist ittifakı silahla öldürme riskini başarı şansı yüzde 10''larda
olduğu için tercih etmez. o zaman şu kararı alırlar:

"- onun ölümü esrarengiz olacaktır!"

balkanların kıdemli komünisti, 33 derece mason avram benaroysan''ın 1948''de
kaleme aldığı itiraflarında atatürk ''ü esrarengiz ölüme götüren yol haritası
şöyle anlatılıyor:

"- mason cemiyeti atatürk tarafından kapatıldıktan sonra; mason biraderler,
cemiyet sanki kapatılmamış ve atatürk''le aralarında hiçbir ihtilaf yokmuş
gibi vaziyet aldılar. imkân buldukça onun her hareketini alkışladılar ve
zamanla onun etrafında bir çember vücuda getirdiler ki; sarı lider
kendiliğinden bu çemberin içine girip hayatını bize teslim etti…"

ve devam ediyor üstat mason benaroysan:

"- doktorlarımız atatürk''ün ölümünün ani oluşunu tehlikeli gördüklerinden;
1937 ortalarında, ismini açıklayamayacağım bir doktor, bazı şöhretlere
dayanarak atatürk ''e ilk darbeyi sinir organlarını zaafa düşürmek suretiyle
indirdi.."

işin özü bu..
detayları lazer yayınları arasında çıkan "agoni"den öğrenebilirsiniz.
yunanistan''da yayınlanan 1 ağustos 1948 tarih ve 685 sayılı "laiki foni"
gazetesine ve zamanın kıdemli komünisti 33 derece mason benaroysan''ın
hayatına ulaşmak atatürkçü bir genelkurmay için, tbmm için, atatürkçülüğü
kimseye bırakmayan emekli generaller, mesela çevik bir için hiç de zor
olmasa gerek…

adamlar, mason derneklerini kapattığı için atatürk''ü biz öldürdük. önce
vurmayı düşündük, sonra başaramamaktan korktuk, onun çevresini kuşattık,
güvenini sağladık, sonra da hedefimize ulaştık diyor..........

anlatılanlar hakikat ise, yedi düveli yenen atatürk, üç buçuk masonun elinde
can çekişe çekişe can vermiş ve onun canını alanlardan hesap sorulmamış....
ya sonra?..

mason dernekleri 1948 yılında "inönü''nün emri ve celal bayar''ın desteği
ile" tekrar faaliyete geçtiler. halkevlerine devredilen mallarını da geri
aldılar…

peki, burada bitti mi?..

hayır, bitmedi, bitecek gibi de görünmüyor…

atatürk ''ün bedenini ortadan kaldıranlar oklarını onun ilkeleri ve
felsefesine, onun çok sevdiği milletine ve milletinin değerlerine tevcih
ettiler…

üzülerek ifade edelim ki bu bahiste de başarılı oldular…

lütfen, "atatürk''ten, milli devletten, lozan''dan vazgeçin" diyen ve
"şehitlik ve gazilik kavramları kaldırılsın" diyenlerle, "türkiye mozaiktir,
millet değil, halklardır" diyenlere dikkatle bakınız…

pek çoğunun yüksek dereceli masonlar olduğunu göreceksiniz…

ben daha ne diyeyim!...

kaynak:

hasan demir-yeniçag gazetesi
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:42
Yorumlar :0
 
 
 
 

internship pct

kapagı yurt dısına atmak isteyenlerin ilgi alanidir.

her iki program da eğitim aldığınız ya da bir süre iş deneyimi yaşadığınız bir alanda, amerikadaki bir şirket bünyesinde çalışarak mesleki deneyim ve bilginizi genişletmeyi ve sizi uluslararası ortamda çalışabilecek düzeye getirmeyi amaçlayan staj ve kariyer geliştirme programlarıdır. ana hatlarıyla iki program arasında bir fark olmamakla beraber, farklılıklar adayların başvuru koşullarında oluşmaktadır. her iki program da aynı j1 vizesine tabidir.

internship programına katılacak olan adaylar üniversite öğrencileri ya da yeni mezunlardır. bu adaylarda iş deneyimi aranmaz. mezuniyet tarihinen itibaren 12 ay içinde staja başlamak kaydıyla internship başvurusu yapılır. bütün meslek alanları için maksimum staj süresi 12 aydır.katılım yaşı 18 - 30 dur.

pct( professional career training) programına katılacak adaylarda, kariyer ilerletmeyi düşündükleri alanda en az 2 yıllık iş deneyimi aranmaktadır. pct adayları turizm&otelcilik alanına giren meslek gruplarında max. 12 ay, diğer tüm alanlarda ise max. 18 ay profesyonel olarak çalışabilirler.katılım yaşı 18 - 30 dur.

her iki programa katılacak olan adayların çok iyi derecede ingilizce konuşabilmeleri zorunludur ( özellikle turizm sektörü dışındaki alanlarda). ingilizce seviyesi için herhangi bir sınava girme şartı yoktur, ancak işveren firma adayla telefonda yapacağı mülakata göre karar verecektir.


çalışma alanları

internship ve pct kapsamında aşağıda belirtilecek olan bazı çalışma alanları dışındaki tüm alanlarda çalışmak mümkündür. ancak elt olarak size yerleştirme hizmeti verebildiğimiz alanlar şöyledir.

- turizm & otelcilik
- işletme
- pazarlama / halkla ilişkiler
- mühendislikler
- it / web tasarım

yasak olan çalışma alanları

internship ve pct adaylarının aşağıdaki mesleklerde çalışmalarına izin verilmez.

- au pairlik, hizmetçilik ya da bebek bakıcılığı ya da ev temizliği gibi ev işleri
- kamp rehberleri
- tıp eğitimi görenler ya da elle tedavi, danışmanlık, tedavi verilmesi veya tıbbi, psikiyatrik ve
de psikolojik vakalarda teşhis yapılmasını gerektiren meslekler
- hastalara doğrudan ilaç dağıtımını gerektiren eczacılık işleri
- hayvanların elle tedavisini gerektiren veterinerlik öğrencileri
- gemi ya da uçaklarda pilot ya da mürettebat
- kumar oynatılmasıyla doğrudan bağlantılı kumarhane işleri
- öğretmen ya da eğitmenler
- iş bulma kurumu çalışanları
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:40
Yorumlar :0
 
 
 
 

dogumu erkek doktorun yaptirmasi

cogu kadin icin utanc sebebidir, hanim sen bunu sizin mahallenin hatunlariyle mi yaptin nedir bu erkek korkusu dememek icin insan kendini zor tutar (!)..

(bkz: dogum)

(bkz: doktor)

(bkz: erkek)

dogum sebebine de erkekler neden oluyor ama kimse dogum yapmasına sebeb olunacak insanin kadin olmasi gibi sacma konular üzerine düsünmüyor. * ya da dogum yapmak gibi salakca dert sahibi olmanin basinda en gerekli malzeme icin erkek lazim olayina da kimse takilmiyor.. *
popodan yapilacak igneyi erkek cinsinden birinin hatun cinsinden birine yapmasini bile tedirginlikle karsilayabilir bu insanlar, temkinli olmak lazim. en güzeli fatih ürek doktor olsun bitsin bu dertler bitsin bu cile. hem nedir canim jinekolog derdi de biter, hem erkek jinekolog olmaz ayıp, dr bilal var mesela o olabilir hem zaten dr bir insan. uroloji uzmani kadin dr insaninin her önüne gelen hastaya bakmasi bile etik degil cok yanlis, ama bu konu icin henuz çözüm üretemedigimden husran icindeyimdir, acil cözüm üretilmesi gereken konular icerisinde ilk bes listemde yerini alsa da çözüm konusunda umutlu degilim.. erkekler uroloji uzmani olsun seklinde salık verecegim çözüm ileride cok vahim neticeleri getirebilir, kimseye de kiyamiyorumdur.. * en sonunda aman canim onlar da üremeyiversinler nedir yani yok uroloji falan erkek insanina bakmiyoruz gidin hadi üremeyin adamin sinirini bozmayin niteliginde bir iki flood ekleriz uroloji bölümüne, gelen erkek hastalara otomatik iletilir hiç muhatap bile olmamis oluruz. hem gerek yok hem vakit nakittir.. nakit desen kimse de yok. * veteriner hekimler icin bu ayrimlarin hepsi toplama isleminde tıpkı sıfır sayisina verilen ambiyans gibi gecersiz olmak oldugunu belirtmeye gerek var mi? hayir yok. bu konunun çözümünü neden ben sunuyorum * karisi olan düsünsün, dert onlarin derdi.. bana kalsa komple cogalma olayina bir son vermek en akillica olani.. ne gerek var zaten üre üre al bir avuç sümsük denyo toplum olduk biz. yok ya! top da olamadin lum da. nereye kadar? herkes kisir olana kadar. amin.
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:40
Yorumlar :0
 
 
 
 

berbat detaylar..

erkekler icin dusunmek cok da zor olmaz, ne yapıyordur dersiniz.. kesin birine tav olmustur av pesindedir, kesin otobuste arkasina oturan hatunların bir an icin ona tav oldugunu dusunup atraksiyonlara nasil girsem derdinde gezip dolaniyordur beyninin icinde minik tilkiler, keske biraz daha oldu bittici olmayip biraz daha duyarsizlıgından sıyrılabilse zavalli erkekler, ne fark var vitrin farkli iklim ayni. parasi olan parasina olmayan aklinca cenesine guvenip dolasmiyor mu sokaklar bunlarla dolu degil mi. simdi nedir olay, 35 lerde kolacan edip o zamana kadar söyle suze suze yasayip ele avuca gelen modeline denk gelirsen her erkegin istedigi genel seyleri ona sunar kolayca kafeslersin, duygu ask fasa ve de fiso olmusken neden kendimi harab edeyim ki, sen bunlari istersin ben bunlari. sen benim istediklerimi tahmin edebiliyorsan ben seninkilerden eminim demektir. neden erkeklere daha zeki oldugunu hissettirmek icin salaklasiyor kadinlar böyle daha mı guvende olduklarini hissediyorlar yoksa gercek, kendisinden daha aptal zannettigi kadının karsısında akıllı olmayi bırak akıllıca seyler yapmaya bile gerek gormeyerek yasamak erkek icin daha cazibeli ondan mi. ya da kendisinden salak zannettigi birinin karsisinda erkekleri kontrol etmek daha kolay oluyor da bu kadinlarin sırrı falan mi. hepsi birden dogru sanırım, süs püs topuklar uzun bakimli fönlu saclar alim calim adimlar saga sola gidip gelen parmak ucunda yuruyen erkek avciları..

yaninda erkek avcisi olabilecek kadar fettan bir kadin varken bile saga sola bakarak akli sıra mukemmel erkek modunda gezen zavallı adamlar, yaptıgınız her hareket kayıt altına alınıyor ve en deger verdiginiz ne ise ondan eksiltiliyor haberiniz yok.. paraysa para, kadınsa .. boynuz !

basit birer matematik, bende 3 akce var karsimda olan sıfır akce, bu is olmaz .. 3 e 3 se hic olmaz..
en iyisi 3 e 2 olmak, o zaman hem ustun olur hem de cok da salak biriyle muhatap olmamis olursunuz..

duygudan yoksun basit duzlemlerde paylasilan herseyin matematigi olur, iliskinin matematigini yaptıgınız an ise .. uzulmezsiniz evet ama pek sevineceginiz de mumkun olmaz sanki, neyse bunlar basit ayrintilar, simdi gelecek 10 yıllık kalkinma planinizi yapin, büyüdünüz farkettiniz degil mi, okuldayken bes yillik kalkinma plani yapardiniz artik on yillik planlar yapabiliyorsunuz ..

iste bu harika.
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:39
Yorumlar :0
 
 
 
 

serdar ortac in gelmis gecmis en buyuk turk ozani olmasi

kesinlikle hakli bir söylemdir. 2008 albumuyle serdar ortac bunu kanitlamiştir, gerek gülümser giderim gerek bu zamanda ikimiz icin ayni bedende bir ufak deli kalp diyecekler olsun, sabah ustunu örtmedigimde sacini sevip ask dedigimde olsun misal.. seni öptügüm ilk gece bahcede hadi git getir al uyaninca otur yanima, denedim yetecek mi sabrimiz bitecek mi deli kahrimiz, hadi ben bir hata yaptim ayrildim. ayril sen. yapma. gibi sözlerle gönülleri feth etmiştir. etmemiş olsa etmedi derdim. etmiştir. kesinlikle etmiştir. gülümser sevinin gülümser giderim.. bunlar az laflar degil. hele hint muzigi yapmiştir oy oy oy, hoo hoo diye baslayarak hem. bakiniz sana bir soru var dilimin ucunda gidecek yeri var yeri bas ucumda seviyor gidiyor bile bile insan geliyor basina neye inanirsan bu durum duzelir sabah uyanirsan.. ahengi görebildiniz mi ? yordun beni esasli sevismeden hoyrat yuregin daha gelismeden .. laflara bak hele bak hele.. bebegim olacak aklim kalacak olan insan sensin sen her gece gördügüm en güzel armaganim.. romantiklige bakarmisiniz.. halk ozanimizdir artik serdar ortac bizim kültürel bir degerimizdir bunu inkar edemeyiz. 2008 albumu icin her parcasina ayri seviniyorumdur, mesela çık git bugun kalbimden çık git sebebsiz dönme bile demiştir ne ulvi sözler allahim.. aklimi yitiricem böyle sey olamaz. farkindayim gönül sevmez ruyada sen uyurken essiz meleklerdendin.. farkindalik tavan yapmiş dikkat ederseniz. cok tahrik edici sözler, hayret uyandirici ve kesinlikle satin alma istegi uyandiran dizeler.. sonraki parcasi ise; gram. evet evet gram. hayir 250 gr degil, sadece gram. söyle kelam etmiş degerli ozanimiz, bütün acilari yaziyorum vasiyetime sana yakisani yapıp onu oku o zaman gram acimadi kötü diye vaziyetime sana yakisani yapıp onu koru o zaman, dısı buz ici balim neredesin. iste, olay bu. uzerine söz tanimam harika cok etkilendim. işi abartmasinlar bile diyor, anlatimda basitlik ama bir o kadar da derin anlamlar.. aklimi yitiricem.. sahane bu cocuk. hem takim elbiseyi tarkan giymeden once taa kaç sene once giymişti. sözler söyle devam eder; yüzüme bakmasin ama birakmasin onu ayartmasinlar, işi abartmasinlar takip o zilleri beline iki göbek atmam lazim. kesinlikle tavsiye ediyorum, kültür birikimi ve muzik zevki adina sahane bir enstruman bu adam.
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:33
Yorumlar :0
 
 
 
 

hunnap

nisan-mayıs ayları arasında, sarı renkli çiçekler açan, hoş kokulu, 4-5 m yüksekliğinde dikenli bir ağacın, kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde bir yemişidir. en dış çeperi derimsi ve ince, pulpasi (yumuşak kısım) sari renkli ve tatlı lezzetlidir ünnap da denilir. bahçelerde yetiştirildiği gibi yabânî olarak da bulunur. asil vatani suriye’dir. ağacının gövdeleri silindir biçiminde, esmer kabuklu, çok dallıdır.yapraklar karşılıklı 2 sıra hâlinde, kısa saplı, diken seklinde 2 küçük yaprakçıklıdır.çiçekler 3-6 tânesi bir arada ve oldukça küçüktür. çanak yaprakları 5 parçalı ve yeşil renklidir. taç yaprakları sari renkli, kıvrık olup 5 parçalıdır.


zeytin ebatlarında kırmızı ve soyulmadan yenen igde ayarında bir bitki. kıs mevsiminde sıcak sobanın yanında cerez niyetine yenmesi makbuldur. seker hastalıgına iyi gelir. fazla yenirse musil etkisi vardır. hergun bir avuc yemek kanı temizler.
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:32
Yorumlar :0
 
 
 
 

kadın

o kadar lackalasmistir ki pop mail olarak vıcıklastirilma calismalari bile yapılıyordur bu kadın olayinda, kadin kadindir erkegin kukulusu. insandir.
ama dalga gecilmek icin meta haline büründürülüyorsa bunu ifsa etmekten gurur duyarim.. bu spoileri kadin mi yazdi kadin icin dersiniz, yoksa erkek mi.. cevabim erkek, cunku kadin erkegin her kosulda muhtac oldugu ama gene her kosulda assagilamaya calistigi bir varliktir. yazik, oysa onlari doguran erkek degil, ah olabilse keske.. bir de dogurabilseler de hayvanat bahcelerine kapatip arada temizlik yaptırıp alay edip uzaklasabilseler.. değil mi ama..


kadin elementi nin ozellikleri

bilimsel inceleme:

element : kadın
sembolü : ka
ideal atom ağırlığı : 51,6 kg olarak kabul edilmiştir.
alternatif ağırlıkları (izotopları) : 35 - 130kg
bulunduğu yerler : gezegendeki tüm kırsal ve kentsel alanlar

fiziksel özellikleri:
1- yüzeyi renkli film tabakasıyla kaplıdır.
2- değişik sıcaklıklarda kaynar.
3- bilinen bir sebep olmaksızın donar.
4- özel ilgi gördüğünde erir.
5- yanlış kullanımlarda ısırır.
6- işlenmemişinden sıradan maden filizine kadar pek çok halde bulunur.
7- doğru noktalara basınç uygulandığında ürün verir.
8- standart ölçüleri varsa da kolay bulunmaz.
9- çekici özelliğine aldanılıp fazla yaklaşılmaması önerilir.
10- her zaman bir uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

kimyasal özellikleri:
1- altın,gümüş, platin ve diğer kıymetli madenlerle yakın akrabalığı vardır.
2- büyük miktarlardaki pahalı maddeleri ve değerli tasları absorblayabilir.
3- belli bir sebebe bağlı olmaksızın patlayabilir.
4- sebepsiz yere çıkıp gidebilir, çıkıp gelebilir.
5- sıvılarda çözünürlüğü yoktur.
6- alkolle doyurulduğunda aktivitesi büyük oranda artar.
7- dünyada bilinen en büyük servet indirgeyicidir.
8- kapalı alanlarda bir arada tutulmaları tehlikelidir.
9- çok sayıda bir arada olmaları merkezi sinir sistemini etkiler..
10- belli bir sistemi çökertmek için kullanılabilir.
11- hiç işlenmeden son derece etkin maddeye sahip olabilir.
12- bir tanesi bile nefes kesilmesi hafıza kaybı yaratabilir.

genel kullanim alanlari:
1- genelde süs olarak.
2- üretimde
3- belli dozda kullanılması halinde rahatlamada büyük yardımcı özelliği vardır.
4- çok etkili temizleyici özelliği vardır.


testler:
1- saf numunesi doğal halde bulunabilirse rengi parlak pembeye döner.
2- daha iyi bir numunesiyle kıyaslandığında rengi yeşile döner.
3- kulağa zarar verdiği tespit edilmiştir.

potansiyel tehlikeleri:
1- tecrübesiz ellerde çok tehlikelidir.
2- birden fazlasıyla ilgilenmek yasal olarak engellenmiştir.
3- ancak değişik mekanlarda ve birbirleriyle direkt temas etmelerini engellemek koşuluyla bunu yapanlar bulunmaktadır.
4- ayni mekanda, uzun süre bir arada olmak, çeşitli sakıncalar oluşturmaktadır.
5- bağımlılık yapabilir ve tedavisi yoktur.
6- bir çok efsanede ve gerçek hikayede tehlikeleri anlatılmıştır


kaynak: bana mail seklinde ulasti ancak gercek kaynaginin kesinlikle bir erkek oldugunu düsünüyorum. ayrica komik degil.. mizah bu hiç degil.
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:23
Yorumlar :0
 
 
 
 

yapay big bang

büyük patlama'nın hemen ardından ortaya çıkan enerji yoğunluğunu tekrar canlandırmak için bilim adamlarinin isviçre'nin cenevre kentindeki avrupa nükleer araştırma merkezi'nde (cern) yürütülen calismadir. dunyanin nasil olustugu hakkinda bilgileri temin edebilmek icin yürütülen ve calismacilarin arasinda ortadoğu teknik üniversitesi (odtü) fizik bölümü mezunu, yüksek lisans öğrencisi sezen sekmen de yer alması gurur vericidir.
Etiket :
msmedea
03 Temmuz 2008
13:23
Yorumlar :0